Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret153933



 

Onkoloji Eczacıları Derneği Avrupa Onkoloji Eczacıları Derneği (ESOP) tam üyesidir.

''Sitotoksik İlaç Hazırlama Teknikleri ve Güvenli Oda Yönetimi'' eğitimi ESOP onaylı olarak verilmektedir.

Türkiye, ESOP Yönetim Kurulu üyesidir, Başkan Yardımcılığı, Eğitimler Koordinatörlüğü ve Yayınlar Koordinatörlüğü görevlerini yürütmektedir. 

1-7 Nisan Kanser Haftası Kanserde Erken Teşhisin Önemi

Doğu Akdeniz Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr.Ecz. Ahmet Sami Boşnak "1-7 Nisan Kanser Haftası" dolayısıyla  aşağıdaki bilgilendirmeyi hazırladı.

Kanser insan bedeninin çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması ile meydana gelen 100'ü aşkın hastalık grubunun ortak adıdır. Bilinen çok fazla sayıda kanser tipi olmasına rağmen hepsinin ortak noktası anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlamasıdır. Kanser, insan vücudunda hemen hemen her yerde başlayabilen bir hastalıktır. Sağlıklı bir bireyde, insan hücreleri vücudun ihtiyaç duyduğu yeni hücreler oluşturmak için bölünür, büyür ve yaş-landıkça veya hasar gördüklerinde ölürler. Oluşan yeni sağlıklı hücreler bu hücrelerin yerini alır. Kanser oluştuğunda ise bu sistem bozulur. Sağlıklı hücrelerin yerine bu anormal hücrelerin sayısı arttıkça yaşlı veya hasarlı hücreler ölmeleri gerekirken yaşamlarına devam ederler, bununla beraber ihtiyaç duyulmamasına rağmen yeni hücre bölünmeleri gerçekleşir. Bu anormal hücreler durmadanbölünebilir ve tümör adı verilen hücre kitlelerini oluşturabilir. Kanserli tümörler maligndir. Malign kanser hücreleri yakın dokulara yayılabilirler veya doku ve/veya organları istila edebilirler. Tümör-lerin büyümesi devam ederken, bazı kanser hücreleri kan veya lenf sistemi yoluyla uzak doku ve/veya organlara seyahat edebilir ve orijinal tümörden uzak, yeni tümörler oluşturabilir. Kanser insan bedeninin çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması ile meydana gelen 100'ü aşkın hastalık grubunun ortak adıdır. Bilinen çok fazla sayıda kanser tipi ol- masına rağmen hepsinin ortak noktası anormal hücrelerin kontrol dışı çoğalması ile başlamasıdır. Kanser, insan vücudunda hemen hemen her yerde başlayabilen bir hastalıktır. Sağlıklı bir bireyde, insan hücreleri vücudun ihtiyaç duyduğu yeni hücreler oluşturmak için bölünür, büyür ve yaş-landıkça veya hasar gördüklerinde ölürler. Oluşan yeni sağlıklı hücreler bu hücrelerin yerini alır. Kanser oluştuğunda ise bu sistem bozulur. Sağlıklı hücrelerin yerine bu anormal hücrelerin sayısı arttıkça yaşlı veya hasarlı hücreler ölmeleri gerekirken yaşamlarına devam ederler, bununla beraber ihtiyaç duyulmamasına rağmen yeni hücre bölünmeleri gerçekleşir. Bu anormal hücreler durmadan bölünebilir ve tümör adı verilen hücre kitlelerini oluşturabilir. Kanserli tümörler maligndir. Malign kanser hücreleri yakın dokulara yayılabilirler veya doku ve/veya organları istila edebilirler. Tümör-lerin büyümesi devam ederken, bazı kanser hücreleri kan veya lenf sistemi yoluyla uzak doku ve/veya organlara seyahat edebilir ve orijinal tümörden uzak, yeni tümörler oluşturabilir.

Kanser, dünya genelinde giderek artan bir toplum sağlığı problemidir. Neden olduğu önemli sosyoekonomik yük, bireylerde maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır. Kanser, dünya genelinde ölümlerin en önemli ikinci nedenidir ve 2015 yılında 8,8 milyon kişinin ölümüne neden olmuştur. GLOBOCAN, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından üretilen ve dünyanın 20 coğrafi bölgesine odaklanan kanser görülme sıklığı ve ölüm oranlarını tahmin etmeye odaklanan bir çalışmadır. GLOBOCAN, 2018 yılında 18,1 milyon yeni kanser vakası ve 9,6 milyon kanser nedeniyle ölüm gerçekleşeceğini öngörmektedir. Her iki cinsiyette de toplam vakaların %11,6'sı ile akciğer kanseri en sık görülen kanser türüdür. Kanser nedeni ile ölümlerin % 18,4'ü her iki cinsiyette yine akciğer kanseridir. Akciğer kanserini %11,6 ile kadınlarda meme kanseri, erkeklerde prostat kanseri (% 7,1), kolorektal kanserler (% 6,1), mide kanseri (% 8,2) ve karaciğer kanseri (%8,2) takip etmektedir. Akciğer kanseri erkeklerde en sık görülen kanser ve kanser kaynaklı ölümün önde gelen nedenidir. Kadınlarda ise meme kanseri en sık rastlanan kanser olup, bunu kolorektal, akciğer kanseri ve serviks kanseri takip etmektedir. Kanser bu hızla yaygınlaştığı takdirde 2030 yılında yıllık 22 milyon yeni vaka ortaya çıkması beklenmektedir. Bu vaka sayısı 2008 verileri ile karşılaştırıldığında yeni vakalarda %75 artış olması anlamına gelmektedir. Kıbrıs nüfusunda, 2012 yılında 3400 yeni kanser teşhisi konulmuş hasta bulunmaktadır ve bunların 1500'ü kanser nedeni ile ölmüştür.

Kanserin erken teşhisi, başarılı tedavi şansını büyük ölçüde arttırmaktadır. Erken teşhis iki şekilde mümkündür: Doğru zamanda tarama yapılması ve taramanın teşvik edilmesi için bireylerin eğitimi. Olası kanser uyarı işaretlerini tanımak ve hemen harekete geçmek, erken teşhise imkan vermektedir. Halk arasında olası kanser uyarı işaretleri konusunda artan farkındalık, tedavi başarısı üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilmektedir. Bazı erken kanser belirtileri; deri altında elle hissedilebilen yumrular, iyileşmeyen yaralar, anormal kanamalar, uzun süreli midebağırsak sorunları ve ses kısıklığıdır. Erken tanı özellikle meme, serviks, ağız, gırtlak, kolon, rektum ve cilt kanserinde mümkün olabilmektedir.

Kanser taraması, hastalıkları olan ancak henüz belirtileri olmayan bireyleri belirleyebilmek için sağlıklı bireylerde gerçekleştirilen basit testleri ifade eder. Örneğin mamografi kullanılarak meme kanseri taraması veya Pap Smear adlı bir yöntemle yapılan rahim ağzı kanseri taramaları en sık kanser tarama methodlarıdır. Tarama, doktorların belirtilere yol açmadan önce birçok kanser türünü erken bulup başarılı bir şekilde tedavi etmelerine yardımcı olabilir. Erken tespit edilen kanserlerin tedavisi, geç tespit edilenlere göre çok daha kolay olabilmektedir. Belirtiler ortaya çıktığında ise, kanser yayılmaya başlamış ve tedavisi daha zor olabilmektedir.

En sık görülen kanser türlerinde yapılması gereken kanser tarama metodları ve zamanları aşağıdaki gibidir;

Meme Kanseri:

  • Kendi kendine meme muayenesi: 20 yaşından başlayarak her ay yapılması önerilir.
  • Klinik meme muayenesi: 20-40 yaş arası 2-3 yılda bir, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise her yıl doktor tarafından yapılması önerilir.
  • Mammografi (meme rontgeni): Amerikan Kanser Cemiyeti mammografi çekimlerinin 40 yaşında başlamasını ve her yıl tekrarlanmasını önermektedir.

Serviks Kanseri:

  • İlk cinsel ilişkiden itibaren ilk 3 yıl içinde veya en geç 21 yaşında serviks kanseri tarama testlerine başlanmalıdır. Her yıl kadın doğum muayenesi ve Pap testi yapılmalıdır.
  • 30 yaşından sonra art arda yapılan son 3 tarama normal bulunmuşsa tarama aralıkları 2-3 yılda bire çıkartılabilir.
  • 30 yaş üstü ve normal sonuçları olan kişiler için diğer bir öneri de 3 yılda bir yapılacak olan Pap testi ve HPV-DNA testidir.
  • 70 yaş ve üstü kadınlarda son yapılan Pap testlerinden 3 veya daha fazlası veya art arda yapılan testlerden 10 tanesi birden normal gelirse serviks kanseri için tarama sonlandırılabilir.

Kalın Barsak Kanseri:

  •  Dışkıda gizli kan aranması: Dışkıda sadece mikroskopla görülebilen kanamaları bu test saptayabilir. Farklı günlerde alınan 3 dışkı örneği test edilir. Yılda bir tekrarlanır.
  • Kolonoskopi: Makattan ince ışıklı bir tüple girilip tüm kalın barsak incelenir. Eğer şüphelenilen bir bölge, polip, ülser, v.b. görülürse aynı zamanda biyopsi yapılmasınada olanak sağlar. 50 yaş ve üzerindeki kişilerde mutlaka yapılması gerektiği bildirilmekle birlikte han-gi sıklıkta yapılacağı tartışılmaktadır. Amerikan Kanser Cemiyetinin son önerisi 10 yılda bir tekrarlanmasıdır. 50 yaşından itibaren kadın ve erkeklerde bu tarama testlerinden birinin yapılması önerilmektedir.

Prostat Kanseri:

  • Makattan parmakla muayene ve prostat spesifik antijen testi (PSA kan testi) prostat kanserinde tarama testleri olarak halen araştırılmaktadır. 50 yaşın üstünde olan erkeklere bu taramalar önerilmektedir. Yüksek riskli kişilerde (bir veya daha fazla 1. dereceden akrabada erken yaşlarda prostat kanseri tanısı olması) bu testlere 45 yaşında başlanılmalıdır.

Referanslar:

  1. Hejmadi M. Introduction to Cancer Biology. 2nd ed. Bookboon; 2010,p:7-16.
  2. Pudata V, Subrahmanyam V, Jhanski K. A Short Note on Cancer. J Carcinogene Mutagene. 2011;2:4.
  3. Cooper GM. The Cell: A Molecular Approach. 2nd ed. Sinauer Associates; 2000,p:65-71.
  4. Tracey A, Martin A, Lin Y, Andrew J, Lane J, Wen G. Cancer Invasion and Metastasis: Molecular and Cellular Perspective. Landes Bioscience; 2013,p:243-254.
  5. Haiguang L,Lin L,Kai Y. Chemotherapy targeting cancer stem cells. Am J Cancer Res. 2015;5(3):880–893.
  6. Bray F, Ferlay J, Soerjomataram I, Siegel R, Torre L, Jemal A. Global cancer statistics 2018: GLOBOCAN estimates of incidence and mortality worldwide for 36 cancers in 185 countries. Ca Cancer J Clin. 2018;68:394–424.
  7. http://www.cancerindex.org/Cyprus, Erişim tarihi: 15.06.2018.
  8. https://kanser.org/saglik/toplum/pdf/Kanser_Tarama.pdf, Erişim tarihi: 15.03.2019.
  
175 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın